Yazarın Tüm Yazıları

  1. Türk Silahlı Kuvvetlerine Kim Emir Verecek

    27 Nisan 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    SOSYOLOJİK GÖRÜŞ Uğur Yavuzer; 9. Kore tugayında yedek subay olarak bulunuken, yabancı lisanlarımdan ötürü, Amerikan birliklerinde irtibat subayı olarak görev yapardım. Tugay’ın kurmay yarbayıda Kenan Evren beydi. Bir tatbikat sırasında Amerikalı binbaşı irtibat subayı bana şunu anlattı: 1951 yılında Kore’de savaş en şiddetli durumda iken, ben teğmen olarak Türk tugayında irtibat subayı olarak bulunuyordum. “Biz ABD’li askerler bir yere taarruz edeceğimiz zaman orayı yerde canlı karınca kalmayacak derecede bombardıman eder. Sonra oraya yürürdük. Bizim için bu bir materyal savaş idi. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  2. Halkımızın Yararlı Ekmek Yemesi Şarttır

    19 Nisan 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Halen satılan beyaz ekmek halkımıza yarar yerine zarar vermektedir, zira sırf bembeyaz undan meydana getirilen ekmek vücutda hemen şekere çevrilerek yağ olarak depolanmaya yol açıyor. Asıl tahılda bulunan kepek ayrılıp yapılan bu ekmek organızmaya karın şişirmekten ve yağ yapmaktan başka bir işe yaramıyor. Cabası olarakda içine konan tuz vucutda fazladan su bağlıyarak şişkinliğe ve sıhatsizliğe sebeb oluyor.Yapılan araştırmalara göre önümüzdeki yıllarda iki kadından birinin ve üç erkekten birinin obes olması ihtimali meydana geliyor. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  3. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini Okuyalım, Okutalım

    15 Şubat 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Dini alet eden siyasilerden birisi; Hazreti Muhamed’i koruma yasası yok, Atatürk mü korunacakmış?”demiş. Bu adam bilmiyor mu? Hazreti Muhammed’i koruyan milyarlarca insan olduğunu? Hindistan’da bu koruma sebebiyle yüz binlerce Müslüman’la Hindu her zaman kan revan içinde kalıyorlar. İngiliz vatandaşı salman Rüştü 80’li yıllarda, kurandaki bir sure hakkında Müslümanların hoşuna gitmeyen bir yazı neşretti diye adam yıllarca belirtmeden saklandı durdu. Atatürk olmasaydı bu din ticaretçisi ne, mebus olabilirdi, ne de; Türkiye, gibi bir ülkede yaşayamayıp Libya, Irak gibi bir kargaşa içinde sürünürdü.  (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  4. Kenan Evren Paşanın Suçu Ne?

    5 Şubat 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    1958 yılının haziran ayında 9.uncu Kore Türk Tugayı’nın ulaştırma asteğmeni olarak, pirinç tarlalarından ve harp sonrası sefaletinden başka bir şeyi olmayan güney Kore’ye gemiyle ulaştım.
    Albay Azim Gürkan çok iyi İngilizce bilmesine rağmen beni kendisine tercüman olarak tayin etmişti. Tokyo Amerikan Hastanesindeki Türk askerleri için gönüllü tercüman arandığından, Kore’nin bu sefaletinden bir an evvel ayrılmak arzusuyla orada hastane ve Türkiye Büyükelçiliği ataşesinin yanında bir ay çalışıp tekrar Kore tugayına döndüğümde; General Atakan’la atışan Kurmay Albay Gürkan Türkiye’ye gönderilmiş, yerine Kurmay Yarbay Kenan Evren getirilmişti. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  5. Usta, Kendisini Sınırlaması ile İspat Eder.*

    3 Şubat 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Ülkemizde herhangi bir yardımcı arandığında “Ben her işi yaparım, Abi” diyen çok olur ve bilinir ki; her işi yaparım diyenin, ancak kendine güvencesinden başka işe yarar tarafı yoktur. Siyasetçiler için de durum böyledir. Şayet bir başbakan da, Süleyman Demirel gibi “İstanbul, daha da büyümelidir.” derse; orası, şimdi olduğu gibi yaşanması güç bir şehir haline gelir. Durumun kötü tarafı, bundan ders almayıp hâlâ İstanbul’un hemen etrafında, güya açılacak bir “Karadeniz – Marmara kanalı” ile şehirler kurulmasını öngören tasarı büyük bir yaygarayla baş tacı edilmektedir.
    Gelelim bundan asırlarca önce, bizim “Deli”, Rusların ise “Büyük Petro” dedikleri şahsın yaptığına. Daha Rus Çarı olmadan önce, yani “şehzadeliğinde”, 17 yaşındayken Hollanda’ya giderek, savaş gemilerinin bu ülkede nasıl ileri bir teknikle yapıldığını öğrenebilme gayesiyle tersane işçisi gibi çalışıp ülkesine döndüğünde bu hususta gerekenin yapılmasında bizzat çalışmıştır. Gittikçe Moskova’nın büyüdüğünü gören Çar Petro, Moskova’da inşaat yasağı koyarak “batıya açılan bir pencere olarak” adlandırdığı kendi adıyla anılan bugün, Rusya’nın 2., Avrupa’nın 4. büyük şehri olan “St.Petersburg” şehrini Moskova’nın 715 km kuzeybatısında kurmuştur. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  6. Manavgat Türkiye’nin 82’nci ŞEHRİ olmalıdır:

    27 Ocak 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Turizmin en önemli unsurlarından deniz, kum ve güneşin hemen yanında ırmak, baraj gölü, ılıman iklim gibi verilerle, Manavgat ilçesi, aynı zamanda geniş yerleşim alanıyla müthiş imkanlara sahiptir.

    side Bld. Bşk. A.kadir UÇAR ve Sosyolog H. Uğur YAVUZERManavgat düzenli bir turizm şehircilik planlaması ile rast gele belediye atılımlarından kurtarılıp her metrekaresinin yeni nesillere de faydalı olacak halde geliştirilmelidir. Örneğin Akdeniz kıyılarından Nice (nis), Cannes (kan), ve St.Tropez gibi şehirlere bakılarak buralarda otellerin geceliği beşyüz ile onbin eurodan nasıl misafir bulduğu iyi etüd edilmelidir; “zenginin parası bitmez” felsefesinden yola çıkarak bu kimselerin ihtiyaçlarına cevap veren olgular meydana getirilmiştir. Bu saydığım şehirlerin sahilleri ve hinterlantları Manavgat’ınkiler ile yarışamayacak kadar yetersizdir, fakat “süper zenginlerin ihtiyaçlarına göre” tesislendirilmiştir. Antik araba meraklısı rahmetli Sakıp Sabancı da bu şehirlerin birinde arabası ile gezerdi, orada garajında bırakıp bir defaki seferine geri gelmek üzere, İstanbul’a dönerdi. Böyle bir ”süper turizme” ancak bu ülkelerden getirilecek bilir kişilerle planlanmaya gidilebilir.

    Kayakçı şampiyon 18 yaşındaki kızımızın Erzurum Palandöken kayak pistinde ağlarla çizilecek koruyucu sınırlar yerine tahta kütüklerden yapılmış bariyerlerde boynunun kırılması ile vefat etmiştir. Eğri oturup doğru konuşalım, hâla, ülkemizin batı tekniği ve görgüsüne ihtiyacı vardır.Çok kabiliyetli insanlarımız vardır; fakat ne hikmetse bunlar gerekli yerlere getirilmeyip amca-dayı, parti torpiliyle hüsran verici bir kayırma ülkesi olmaktan kurtulamadık. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  7. Beyin Göçü, Geri Gelir mi?

    12 Ocak 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Türkiye’den batı ülkelerine çok büyük beyin göçü olmuştur ve olmaktadır da; ABD’ye nüfusumuza oranla en büyük hekim göçü gitmiştir. Mesela; Prof.Dr.Mehmet ÖZ, orada çok sayılan, sevilen hekimimizdir. Bütün dünyadan gelen hastalarına beyin ameliyatı yapan Prof.Dr. Yaşargil’de orada çalışmadaydı, bugün Silivri’de Prof.Dr.Haberal’a tıbbi konularda muhabbet yapacağı bir yoldaş olabilirdi.
    Thumbnail for version as of 20:53, 16 February 2007Amerka’nın sınırları dışında açtığı ilk ve varlığını en uzun süredir devam ettiren  benim de mezunu olduğum ROBERT COLLEGE’ den ABD ve diğer batı ülkelerine mütehassıs olmak için gidenler pek geri gelmemişlerdir.Zira gittikleri ülkeler bu beyinli insanlarımızı kapışmışlardır. Bunlardan Rahmi KOÇ ve Cem BOYNER gibi olanları babalarının şirketlerinin başına geçme zorunluluğundan dönmüşlerdir. Prof.Dr. Tansu Çiller ve Prof.Dr. Emre GÖNENSAY, Bülent Ecevit ve Kasım Gülek de çok az olan siyasi dönüşlerdir.
    İSTANBUL ROBERT COLLEGE Mezunları ABD’ de IBM gibi kuruluşların araştırma ve geliştirme birimlerinde CEO olarak çalışmaktadırlar.
    Almanya’nın Volkswagen firmasının baş model yaratıcısı bir Türk mühendisimizdir. (daha fazla…)

    无觅相关文章插件,快速提升流量

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites