Bugun...


Derya Kızılgöz

facebook-paylas
DOĞA ATÖLYESİ Yönerge-7
Tarih: 14-09-2018 16:03:00 Güncelleme: 14-09-2018 16:03:00


Ailenin etki gücünün giderek azalması, yetişkinlerin çağdaş gelişmelere göre kendini yenileyememesi “keyfi otorite” “zorlamak” “sözünü geçirememek” olarak adlandırılan gerilimli tutum ve davranışlara neden olmaktadır.

Geçmişte yetişkinler çocuklara model olabiliyordu. Çocuk ve yetişkin etkileşimi doğal öğrenme ortamı oluşturmaktaydı. Küresel değişim sürekliliği ve hız;   aile içi görev paylaşımı ve sosyal değerlerle genişletilen birbirini gözetme, önemseme, umursama… yaklaşımlarını geride bıraktı.

Medyayı canavarlaştırarak çocuklarımızı canavardan uzak tutma çabası koruyucu –kontrolcü dayatmalar olarak yaşatıldı. Çocuklarımızın ve bizim yaşadıklarımız küresel değişimin sonuçlarıdır. Kültürel çevremizi sağlam bir şekilde oluşturabilirsek çocuklarımız yönelim sıkıntısını bertaraf edebilecek,  aidiyet duygusu geliştirerek kendini ifade etme yürekliliği bulacaktır.

Çocuklarımıza sahip çıkmak , eğitim sorunları ile baş edebilmek geçmişe göre( kendi yetiştirilme sürecimize göre)  daha zor ve karmaşık olduğu için biz yetişkinlerin, anne babaların eğitilmesi ve desteklenmesi kişisel hakimiyetimizi gözden çıkarmayı gerektirebilir Tek yönlü ve tek kullanımlı bir süreç kısa vadeli stratejidir. Yaşam döngümüz içinde en önemli olan çocuklarımıza sağlayabildiğimiz özgüven, özsaygı ortamıdır.

Yedinci yönergemiz

7.Başkalarının farkına vardığınız engellerle ilgili çözüm önerilerini kısa röportajlar gerçekleştirerek listeleyiniz. Sonucu değerlendirerek raporlaştırınız. “( Lütfen kendi diyaloglarınızı geliştirerek etkinliği tamamlayınız.)

Etkinlik No:7                                                                                     Tarih:

 

Açık alanda, doğada vakit geçirmemiz, oyun kurmamız ve sosyalleşebilmemiz için koşul engellerimiz var. Güvenlik, zaman ve  ulaşım ile ilgili engeller tespit ettik. Bu engelleri aşmak için çözüm önerilerinde bulunabilir misiniz?

a-Aileler arası takım oluşturabiliriz. Belirli aralıklarla takım çalışmasında bulunmak mümkün olabilir.

b-Çocuk festivalleri olabilir mi?

c-Yaşam alanlarımıza yakın yerlerdeki yabani hayvanları beslemek, aynı yerde aynı zamanda ve düzenli olarak kuşları yemlemek mesela.

d- Sokak hayvanları ile ilgili kampanya çalışması yapabiliriz.

e-Zorlu parkurları olan oyun alanları kurulsun. Tarzan park olsa, tırmanırdık.

f-Aileler kendi aralarında ortak yer ve zaman belirleyerek geleneksel oyunları çocuklarına öğretebilir.Dalya, çelik çomak, cız…

6-Sivrisinek, karınca, bal arısı, eşek arısı, çekirge… her zaman gördüğümüz böceklerin kendi aralarında sosyal böcekler olduğunu biliyoruz. Onların yaşamını oyunlaştırabiliriz.

Bir çok arkadaşımla röportaj yaptım. Açık alanda bulunabildikleri vakitleri her zamankinden farklı ve birazda kendilerini sınayabilecekleri şekilde geçirmek istedikleri izlenimini edindim. Kesin konuşmak gerekirse tamamen bağımsızlık diye bir şey yoktur. Çoğu çocuk   kum,su, yapı-inşa, kitap okuma-yazma… oyunlarında bir gruba dahil olmayı-kabul edilmeyi istiyor. Grup-gruplar yok. Atlama, denge kurma gerektiren oyunlara da meraklıyız. Standartlaştırılmış oyunlara ve oyun alanlarına mecbur olmak yerine gelişimsel özelliklerimize uygun, üretken olabileceğimiz koşullar bekliyoruz.

 


Bu yazı 765 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Henüz anket oluşturulmamış.
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI