‘Manavgat Yazıyor’ Arşiv Bölümü

  1. Irmak Kenarları Düzenlenmesi harika (*)

    25 Nisan 2012 by Abdi IŞIK

    Sevgili Vatandaş Abdi Abi;
    Sizinle daha önce de tanışmıştık. Ben Van’da görev yapan Manavgat’lı Bir Öğretmenim. Bugün sizin ırmak kenarlarının düzenlenmesi ile ilgili haberinizi okudum. Bir Manavgat’lı olarak gurur duydum ama endişelerim de yok değil.

    Ben bu endişelerimi sizinle paylaşacağım. Biliyorum zaten siz takipçisi olacaksınız.

    Düşünebiliyor musunuz? Yüzlerce km sahil şeridine sahip memleketimizde normal vatandaşın, şehrin en garibanının deniz kokusunu içine çeke çeke oturabileceği hiçbir mekan yok.
    1. Umarım yapılan tüm mekanlar birilerine peşkeş çekilip 1 liralık şeyler 5 liraya kakalanmaz.

    2. Umarım yapılan mekanlar sadece Manavgatın küçük bir kesimini oluşturan sosyeteye mahsus olmaz. Tenis kortu olsun ama Ağustos sıcağında köyümden gelen Ayşe Teyzemin de buz gibi suyu izleye izleye çay içebileceği, ayaklarını kösüp dinlenebileceği mekanlar da olsun.

    Manavgat’ın en büyük eksiği bu. Adam gibi oturup gerekirse hiç para harcamadan dinlenebilecek tek bir mekan yok. Ya mafyavâri tipler çıkar karşına korkarsın, ya jet sosyete çıkar çekinirsin, ya da çalı diblerinde öpüşen çiftler çıkar utanırsın.
    4. Her gelen başkan birşeyler yaptı. Hepsini de ya turistler ya da elit kısım kaptı. Ya arkadaş ben annemi babamı bi akşam alıp ırmak kenarında oturup dinlenemeyecek miyim? Her defasında yan masada birisi fingirdeşmek zorunda mı? Her defasında yan masada birisi zil zurna sarhoş olmak zorunda mı? Her defasında küçücük çay bardağına 3 TL vermek zorunda mıyım? Dinlenmek için herhangi bir insanla muhatap olup, herhangi bir insana para yedirmek zorunda mıyım?

    5. Sosyal mekan demek dambır dumbur müzik çalan ciks insanların takıldığı ciks mekanlar demek değildir. (ciks ne demek ben de bilmiyorum).
    6. Ben öyle yazınca ”aman nerden çattık bu yobaza” diye düşünmeyin. Bana her yol uyar. İstediğim yerde istediğim şekilde eğlenip dinleniyorum. Ama mesele bende, sende veya onda bitmiyor. Her kesimi düşünmek zorundayız. Ben ayda yılda bir ailemin yanına gittiğimde ailemi yanıma alıp piknik yapabileceğim biryer yok. Ya Çamların arasına gitmek zorundayım, ya da oymapınar barajına. Onda da işgüzar rehberlerin üstsüz turistlerinden fırsat bulabilirsem. Koskoca Manavgat Irmağında oturup piknik yapabileceğim özel hazırlanmış bir mekan yok.

    Neyse bu konuda bi hayli dertliyim. Umarım başınızı ağrıtmadım. Umarım Şükrü Bey bu işi başarır. Size de kolaylıklar dilerim…

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  2. Cengiz, Cömertoğlu Örnek Bir İnsandır.

    30 Mart 2012 by Abdi IŞIK

    Hemşehrim Sn. Berat Cömertoğlu’nun vefat haberini Cömertoğlu ailesinin yakın dostu işadamı M. Ali Cengiz’den aldım. Cengiz ” Çok kısa süre önce değerli abim Rüstem Bey’i kaybetmiştik. şimdi de Berat amcamın kaybı beni ve onları tanıyan herkesi derin üzüntü içinde bıraktı, 1980 yılından beri çok yakından tanıdığım, çok sevdiğim Sn. Berat Cömertoğlu bizim Berat amcamızdı. Bir ay önce Lara da ziyaret edip elini öpmüştüm. Konuştuk hatta şakalaştık. Onlarca hayır işleri yaptı ki, ona göre bu yapılanlar yeterli değildi. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  3. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini Okuyalım, Okutalım

    15 Şubat 2012 by Hüseyin Uğur YAVUZER

    Dini alet eden siyasilerden birisi; Hazreti Muhamed’i koruma yasası yok, Atatürk mü korunacakmış?”demiş. Bu adam bilmiyor mu? Hazreti Muhammed’i koruyan milyarlarca insan olduğunu? Hindistan’da bu koruma sebebiyle yüz binlerce Müslüman’la Hindu her zaman kan revan içinde kalıyorlar. İngiliz vatandaşı salman Rüştü 80’li yıllarda, kurandaki bir sure hakkında Müslümanların hoşuna gitmeyen bir yazı neşretti diye adam yıllarca belirtmeden saklandı durdu. Atatürk olmasaydı bu din ticaretçisi ne, mebus olabilirdi, ne de; Türkiye, gibi bir ülkede yaşayamayıp Libya, Irak gibi bir kargaşa içinde sürünürdü.  (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  4. AKP Hükumeti Derhal istifa etmelidir.

    31 Ekim 2011 by Üzeyir Lokman ÇAYCI

    Cumhuriyet kolay kazanılmadı! Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını yasaklayanları şiddetle kınıyoruz!
    Bor Şehit Nuri Pamir Lisesi kuruluşu için yaşanılanlara bakarak «Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne» sahip çıkın!Diyanet İşleri Başkanlığınca din adamlarına gönderilen emirle camilerde bundan sonra Atatürk için dua edilmeyeceği haberleri doğru mu? Emperyalist projelerden biri olan «Arap Baharı» adıyla Müslüman ülkelerin bölünmelerine, oralarda kan dökülmesine, kendi ülkelerinde de «turuncu devrime» öncülük yapanlar Müslüman da Türk de olamazlar! (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  5. Ramazan Açıkgöz; Yerel Yönetim Modeli

    28 Ekim 2011 by Dr. Ramazan Açıkgöz

    NASIL BİR YEREL YÖNETİM MODELİ ÖN GÖRÜYORUZ , KİMLERLE YÖNETECEĞİZ , ÖNCÜ KADRODA KİMLER OLMALIDIR. Bu çalışma 2004 yılı yerel seçiminde; CHP’li bir aday adayı için yapıldı.Yetkili ve etkili birimlerce takdir edildi. Fakat aday adayı;aday gösterilemedi, gösterilen aday da seçimi kaybetti .Bu çalışmada rafta kaldı. İncelendiği zaman görüleceği üzere; gerçek katılımcı, halkçı demokratik yerel yönetimi savunan her siyasi görüş bu çalışmadan yararlanabilir. Güncelliğini koruyan bu çalışmayı siyasilerin,yerel yöneticilerin ve okurun ilgisine sunarken CHP’lilerin daha dikkatle incelemelerini öneririm. Konuya ; geleneksel belediye yönetim anlayışı üzerine birkaç tespit yaptıktan sonra geçmekte yarar vardır . CHP’nin yönetim anlayışı, gelenekselden farklı olmakla birlikte;kasaba,ilçe gibi merkezlerde geleneksel anlayış belirgindir. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  6. Binali Efe “Kırk Bin Şehit, Yetmiş Milyon Yaralı”

    22 Ekim 2011 by Bin Ali EFE

    Yanlış hatırlamıyorsam tarih 18 Temmuz 1974’dü. Kıbrıs ‘da Rum Enosiscileri Türkleri öldürüyordu. Hürriyet yazarı rahmetli Çetin Emeç, köşesinde isyan ediyordu.“Yetti diyordu. “Ben başbakan olsam yarından itibaren jetleri uçurur, savaşı başlatır, soydaşlarımı kurtarır, sınırımı çizerim. Sonrası kolay, yıllardır onlar öldürdü biz düşündük, birazda onlar düşünsün”Ve öylede oldu. Onlar hala düşünüyor. Yıl 2011 PKK, vatandaşlarımızı öldürmeye devam ediyor.Bıçak kemiğe dayandı, ateş düştüğü yeri yakmıyor, yetmiş milyonu yakıyor. İnsanın içinden ilk anda “Jetler uçmalı, harekat başlamalı, 30 yıldır bitmedi, bitirtmediler, âmâ bu defa bitmeli, Şehitlerin kemiklerinin artık sızlamaması ve anaların gözyaşlarını son bulması için bitirilmeli. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  7. GÖZLEM : Mehmet Ali Cengiz

    7 Ekim 2011 by Abdi IŞIK

    Anaokulundan, üniversiteye kadar yeni öğretim yılı başladı. Eğitimin tek amacı; iyi bir üniversiteye girmek ve parlak bir gelecek… Tüm anne ve babalar buna odaklanmış, bunun gerçekleşmesi için gücünün yettiği kadar okul, dershane ve özel hocalardan destek alıyor.
    İlköğretimde; Anadolu Liselerine hazırlan, lisede; üniversiteye hazırlan… Kısaca; çocukluğunu da gençliğini de yaşama. İlköğretimden üniversiteye kadar, elinde görebileceğiniz tek kitap, test kitaplarıdır. Yunus’u, Mevlana’yı; okumadan, anlamadan hayata hazırlanılır mı? (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  8. Manavgat Seyahat Şehir Trafiğini Alt Üst ediyor.

    8 Eylül 2011 by Abdi IŞIK

    Manavgat Seyahat olarak faaliyet gösteren otobüs firması şehir içi trafik akışını alt üst ediyor. Her 20 dakikada 5 dakikalık trafik sorunu yaratıyor. Bunu hesaba böldüğümüzde ise 1 saate 25 dakika hesap ettiğimizde korkunç bir rakam ediyor. Manavgat köy değil artık bunu anlayın sayın yetkili kurumlar. Alanya’da ise bu tip otobüsler çevre yolundan giderken bizde ise şehir içinde trafik terörü yaratmaya devam ediyor. Manavgat Belediyesi elinde yasal bir yetki varken bunu niye kullanmıyor.

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  9. Halkçı Demokratik Çizgide Teşkilatlanma Stratejileri

    30 Mayıs 2011 by Dr. Ramazan Açıkgöz

    Yazı:Dr.Ramazan AÇIKGÖZ |Türk Demokrasisi için kapsamlı Bir Değerlendirme

    CHP’nin Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder, büyük asker M. K.Atatürk’ün KEMALİST ÖĞRETİSİNİ, yayma ve  geleceğe  taşıma gibi bir  zorunluluğu vardır. Halen  ne  ülkemiz ne de dünya genelinde toplumsal ve evrensel  barışı humanizm’i, insanlar  ve toplumlar arası  dayanışmayı sağlayabilecek  KEMALİST  ÖĞRETİ kadar gerçekçi ve geçerli bir siyasal akım geliştirilememiştir.
    Ülkemizde de barıştan söz edilemez. Toplumumuzun bütün alanlarda; etnik  köken, coğrafi  bölgeler, dini  inanç, cinsiyet farkı ve yaşam biçimi  olarak   ayrıştırıldığını   gözlüyoruz . Bu acı bir durumdur.

    İşte, bunların çaresi olan ve Anadolu toprağından doğan, bu  mükemmel öğreti ; her alanda uygulandığı 1923-1938 yıllarının dışında tam hayatiyet bulamamıştır.  Bulamadığıyla kalmamış  yıllar  boyu; planlı ve bilinçli bir şekilde sekteye   uğratılmıştır.     Gönülden; Mustafa Kemal Atatürk ve onun kurduğu altı oklu şanlı bayrağın partisi CHP‘ye  bağlı  olanlar; geleceğin  demokratik  teşkilatlanmasını    ortaya   koyma   durumundadırlar.  Bu yapılanmanın  hem ülkemiz hem de Dünya halkları için hayati  önemi vardır. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  10. Şükrü Enhoş, “Kötüyüm Ben, Kötüyüm”

    25 Ocak 2011 by Abdi IŞIK

    Başlıktaki sözü bir yerden hatırlar gibisiniz. Hâlâ nereden olduğunu bilemediyseniz, izin verin hatırlatayım; bir TV reklamından. “Kötüyüm ben, kötüyüm, kötüyüm” diyen bir mikroptan. Mikroba, sevimli bir melodi üstünden kötülüğü ile gurur duyar şekilde reklam yaptırmak, en az mikrop kadar hastalık saçan bir anlayışın “yaratıcılığı” olsa gerek.
    Böyle bir mikrop girdi kanıma, kötü oldum, hastalandım. İyiliksever ruhuma hicran ve de hüsran, alıştım pek fena hallerime mikroptan bana bulaşan. Nekâhatim zaman alacak, ömrüm vefa eder mi bilmem.
    Yeri geldi sanırım, bir beylik laf edeyim: “ömür biter, kötülük bitmez.” Efendim, bir yazımda toplumun kötülükten hoşlandığına değinmiş geçmiş ve bunun başlı başına bir yazı konusu olduğunu dile getirmiştim. Kötülüğüme rağmen “sözünün eri” halimle, affınıza mağruren, mevzuuya gireyim. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  11. Ağaların Zora Borcu Vardır | Mustafa Zor

    5 Ağustos 2010 by Dr. Ramazan Açıkgöz

    Oldum olası Temmuz ve Ağustos aylarını hiç sevmem çünkü; hayatımın en acılı, kederli günlerini bu aylarda yaşadım. Ve 27 Temmuz 2010’ da ; 20 yıllık dostum, ağabeyim ve fikirdaşım Mustafa Zor Ağabeyimi kaybettik. Başta; her zaman, zerafetine, geleneksel Türk kadını giyim ve kuşamına, mahsun ve sessiz hanımefendiliğine imrendiğim ve de hürmet ettiğim, sevgili yenge hanıma, oğullarına, kızlarına ve onun sevgisini gönüllerinde, fikirlerini zihinlerinde taşıyacak tüm sevenlerinin başı sağolsun. ‘’ZOR’’ ; burada anlatılmak istenen vurup kırma isyan değildir. İma edilen; ağaların, güç sahibi ve iktidarların kazanımlarını adaletli bir şekilde, güçsüzler, fakirler içinde kullanmalarıdır; serveti, zenginliği paylaşmalarıdır ki ancak o zaman ‘’kederde ve kıvançta’’ bir olabiliriz. Bu özdeyiş Mustafa Ağabeye aittir. Ülkemin dilbilimcilerine, eğitimcilerine ve ses bayrağımız Türkçemize armağan olsun.

    Bizim de dağlarımız vardır Che GUEVERA (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  12. Yengeçli Kuyu

    25 Mart 2009 by Manavgat Haberi

    Yıllar öncesiydi; Çocukluktan delikanlılığa geçiş dönemimdi. Bir an o eski günlere yolculuğa çıktım. Antalya’nın gürleyen şelalelerini hatırladım. Bir de Manavgat’ın Sarılar Köyü yakınlarındaki yengeçli kuyuyu. Bölgede sürü otlatan al yanaklı Yörük kızlarının dilek pınarını.. Ne güzeldi o kuyu oksijeni bol ve temizdi ki, Yanıçlar (yengeç) mesken tutmuşlardı bu taş yapıyı. Yörük kızları evlerinin suyunu burdan temin ederlerdi. 25 litrelik bidonlarını omuzlarına almadan önce, Yanıçları izlemek büyük bir zevk olmalıydı. Kuyu 20 metre derinlikte büyük taşların birbirlerini kucaklaması ile oluşmuş, kurbağalar, Çomça balıklar ve yengeçlerin otağı, soğuk olmasına karşın sert olmayan, içtikçe mideyi rahatlatan bir suya sahipti.Kuyunun etrafı pınarcıklarla doluydu. O derenin etrafında yaban fesleğeni (yarpuzlar) harika kokular yayıyorlar, kurbağalar ise Yunus’un ilahileriyle semah yapıyorlardı.Ve yıl 2008 yine yolum düştü o misk-i ambere, ama cesaret edemedim bakmaya zira korkarım ki, kuyu kurumuş ve yengeçlerin yaşam alanları kalmamıştır diye…BOYALI KUŞ

    无觅相关文章插件,快速提升流量

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites