Bugun...



Başkan Sözen'den Kızılot'ta Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na cevap

Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, seçim çalışmalarını Kızılot Mahallesi’nde sürdürdü.

facebook-paylas
Tarih: 12-03-2019 12:26

Başkan Sözen'den Kızılot'ta Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na cevap

Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, seçim çalışmalarını Kızılot Mahallesi’nde sürdürdü.  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun İstihdam Toplantısı’nda “PKK, belediye meclis üyesi şeklinde şehir ve büyükşehirlere sızmaya çalışıyor” sözlerine, “Adı ne olursa, sıfatı ne olursa, makamı ne olursa olsun, bana ve arkadaşlarıma PKK’nın belirlediği liste, hiç kimseye dedirmeyiz. Hiç kimse kendinde bu hakkı bulmamalıdır” şeklinde cevap verdi.

 

Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Manavgat Belediye Başkan Adayı Şükrü Sözen, seçim çalışmalarına Kızılot Mahallesi’nde devam etti. CHP Manavgat İlçe Başkanı Aliye Coşar, İYİ Parti Manavgat İlçe Başkanı Hatice Avcı, Belediye Meclis üyesi adayları ve iki partinin de seçim komitelerinin  katıldığı Kızılot Mahallesi’nde konu Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, İstihdam Toplantısı’nda sarf ettiği, “PKK, belediye meclis üyesi şeklinde şehir ve büyükşehirlere sızmaya çalışıyor” sözlerine Millet İttifakı Başkan adayı Şükrü Sözen, “Adı ne olursa, sıfatı ne olursa, makamı ne olursa olsun, bana ve arkadaşlarıma PKK’nın belirlediği liste, hiç kimseye dedirmeyiz. Hiç kimse kendinde bu hakkı bulmamalıdır” diye cevap verdi.

 

YÖNETİCİLERİN ILIMLI DİL

KULLANMA ZORUNLULUĞU VAR

Başkan Sözen, konuşmasına yöneticilerin, idarecilerin, bu ülke için sorumluluk alanların ılımlı bir dil kullanması gerektiğini ifade ederek, “Ulu Önder Atatürk’ümüz ve şehitlerimiz huzurlu bir ülke oluşturun diye bize bu ülkeyi emanet etti. Birbirinizi sevin, kabullenin, hoşgörülü olun, bu ülkenin değerleri için bu ülkenin temel taşı olan o özel değerler için omuz omuza mücadele edin diye bize bu ülkeyi bıraktı. Bu ülkenin güzelliklerini koruduğunuz takdirde, bu ülkenin Misak-ı Milli sınırları ve o bayrağın gücü hepinize yeter, bu ülke kardeşçe yaşanılası, dünyanın en güzel ülkesi diye bize bıraktılar. Çatışmak, kendi içinizde kavga etmek, birbirinize karşı husumet beslemeniz, kutuplaşmanız size yakışmaz dediler” dedi.

Sözen konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

HALK EKONOMİYLE MÜCADELE EDİLİYOR

“Bizi yönetenler, bize huzur aşılamak zorundalar. Ama öyle bir sürecin içerisindeyiz ki, insanlar birbirine geriliyor, kutuplaşıyor, birbirlerine hak etmediği bir şekilde kemikleştiriliyor. Yöneticilerin, idarecilerin, bu ülke için sorumluluk alanların ılımlı bir dil kullanma zorunluluğu vardır. Bizi dostluğa, kardeşliğe, ortak yaşama ve bizi birbirimizi hazmetmeye yönlendirmek mecburiyetindedirler. Bizi yönetenler, bize huzur aşılamak zorundalar. Bu ülkenin gençleri olan her şeyden önce geleceğimizin, çocuklarımızın buna ihtiyacı var. Biz bu güzel ülkede, bütün çeşitliliği ile dostça, kardeşçe, el ele, kol kola yaşamak istiyoruz. Ve bu ülkenin güzel insanları, hangi noktada olursa olsun, neresinde yaşarsa yaşasın bu güzellikleri hak ediyorlar. Ama öyle bir noktaya geldik ki, içinde bulunduğumuz güzelliklerin farkına varamayacak şekilde bir taraftan geriliyoruz, bir taraftan da yaşam kavgasının içerisindeyiz. Bir taraftan neyi yaşıyoruz, bunları hak ediyor muyuz diye süreci sorguluyoruz, bir taraftan da ekmek kavgası mücadelesi içindeyiz. Çocuklarımıza nasıl hak ettiği yaşamı vereceğiz? Çocuklarımızın yarınını nasıl kurgulayacağız? Borcumuzun, harcımızın üstesinden nasıl geleceğiz? Dükkanımızı nasıl devam ettireceğiz? Verilen asgari ücretle nasıl günün zorluklarının üstesinde gelip insanca yaşayacağız diye kaygı içerisindeyiz.

 

YÜZÜMÜZ GÜLECEK DİYENLERE

HATIRLATMAMIZ GEREKİYOR

Söylemek çok hoş değil ama bugün ülkemizi tozpembe göstermeye çalışanlar insanlarımıza bunca zamandan sonra ‘yüzünüz gülecek’ diyenlere belli şeyler hatırlatmak gerekiyor. Bugün Manavgat’ta on binlerce işsiz insanımızın olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Bugün ülkemizde 6,5 milyon işsizimiz varken bir o kadar da göçmenimizin olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Bugün İstanbul’da, Ankara’da 50’nin üzerinde günlük imalat yapan iş yerinin yandığını ve bugün ülkemizde günlük 200’ün üzerinde işyerinin kapandığını hatırlatmak gerekiyor. Sıkıntılara çözüm bulabilecek bir seçim sürecinin arifesindeyiz. Ben bu toplumun yaşadıklarını, hissettiklerini, bu toplumun içinde bulunduğu sıkıntılı süreci ifade edemeyeceksem, temsil ettiğim makama yazıklar olsun” şeklinde konuşarak şunları söyledi:

 

TOPLUMUN SIKINTISINI ANLATAMAYACAKSAM,

TEMSİL ETTİĞİM MAKAMA YAZIKLAR OLSUN

“Böylesine yaşam mücadelesi veren insanların, elleri öpülesi bir de onurlu duruşları var. Onu da hatırlatmak gerekiyor. Her şeye rağmen bizi biz yapan o milli değerlerinden vazgeçmediklerini, bizi germeye çalışmalarına rağmen, bu onurlu duruşlarından asla vazgeçmediklerini, örfümüzden, adetlerimizden ısrarla vazgeçmediklerini hatırlatmak gerekiyor. Her şey tozpembe değil, her şey bize bırakıldığı gibi değil. Bana sevgili büyüklerim her gün bu mikrofona çıkarken tembihte bulunuyorlar. Aman sakin ol, sert olma diye. Ben bu toplumun yaşadıklarını, hissettiklerini, bu toplumun içinde bulunduğu sıkıntılı süreci ifade edemeyeceksem, temsil ettiğim makama yazıklar olsun. Esnafı, eşi, dostu, aynı havayı teneffüs ettiği hemşerisi sıkıntı içerisindeyken, hiç kimse yaşamdan keyif almamalıdır. Bu gerçek vatandaşlık duruşudur. Bizler de her şeyden önce belediye başkanı sıfatıyla değil, bu toplumun içinde bulunduğu zor koşulları izleyen bir Türk vatandaşı olarak her fırsatta bunları dile getirmeyi kendimize görev addediyoruz.

 

PKK’NIN TALİMAT VERDİĞİ DEĞİL SİZİN LİSTENİZ

Çok az kaldı, yine yaşamımızı, geleceğimizi etkileyecek az önce ifade etmeye çalıştığım süreçleri yerel ölçekte düze çıkartmaya muktedir, yerel yönetim eliyle belli ölçekte toplumun yaşadığı sıkıntılara çözüm bulabilecek bir seçimin sürecinin arifesindeyiz. Tabi ki insanların yaşamındaki hükümetlerin çözmesi gereken sıkıntıları yerel ölçekte çözemezsiniz. Ama onların yaşamlarına kolaylık katacak, onların yaşamına güzellik getirecek, bir nebze umutlanmalarını sağlayacak projeleri hayata geçirmek de, inançlı, duruşları olan, hayalleri olan, projeleri olan yerel yöneticilerin de belli ölçüde işidir. Bu inançla, bu duruşla, bu bakış açısıyla bugün Manavgat’a bir üçüncü dönem sizlere hizmet etmek için, göreve talip olan bir kardeşiniz olarak bu güzel ekiple bir aradayız. Bu ekipten, Şükrü Sözen’den korkmayın. Ne Şükrü Sözen, ne bu güzel ekip birilerinin söylediği gibi, telaffuz bile etmek istemiyorum, birilerinin yönlendirdiği, PKK’nın yönlendirdiği, talimat verdiği liste değil, sizlerin listesi.

 

ADI, SIFATI, MAKAMI NE OLURSA OLSUN

PKK’NIN LİSTESİ DEDİRTMEYİZ

Adı ne olursa, sıfatı ne olursa, makamı ne olursa olsun, bana ve arkadaşlarıma PKK’nın belirlediği liste, hiç kimseye dedirmeyiz. Hiç kimse kendinde bu hakkı bulmamalıdır. Bu kardeşlerimin her biri yürekli, kentini, ülkesini seven, mesleğinde ve insan olarak kendilerini yetiştirmiş, bu ülke ve bu kent için her türlü sorumluluğu alacak şekilde yetişmiş ve yetiştirilmiş, her birinizin gözlemlediği, kıymet verdiği, sorumluluk sahibi insanlardır. Bu insanlara ellerindeki yetkiyle, bu insanları yorumlamak hakkı hiç kimsenin değildir. Bu bir yerel seçim süreci, bu bir savaş değil. Bu kentlere hangi inançlı ekiplerin, kadroların hayalleriyle, düşünceleriyle, kurgularıyla ve sorumluluk halleri itibariyle neler verileceğinin tespitlerinin yapılacağı bir seçim sürecidir.

Bu yerel seçim sürelerini, insanların birbirlerine kırdırılan, hasım olarak baktıracak olan seçim süreci olarak, kimse ağzına almamalıdır. Bizler bu toplumu seviyoruz, bizlerin bu görevlerde oluş amacı, insan, ülke sevdamız. Bu ülkenin geleceği olan gençlerimize, çocuklarımıza onların hak ettiği bir gelecek kurgulamak bizim görevimiz. Ulu Önder Atatürk’ün bize bıraktığı o özel değerlerle bu ülkenin yönetilmesini hayal etmek ve bu doğrultuda yöneticilik yapmaya çalışmak. Kadrolarımız da buna inanan kadrolar.”

 

MANAVGAT’I 25 YIL

RAHATLATACAK PROJELERLE ÇIKTIK

Sözen Manavgat için hazırladığı projelerin, kendi hayallerinden çıkan, Manavgat’ı 25 yıl rahatlatacak projeler olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün Manavgat’ta sorumluluk talep eden bir Şükrü Sözen var. Bugün yüreğinden ne geliyorsa, bu kent için ne hayal ediyorsa onu ifade eden Şükrü Sözen var. İyi bir kadroyla yola çıktım, Manavgat’ta 10 yıldır çalışıyoruz, dünyanın en güzel kentinde yaşıyoruz. Bu kentin hak ettiği çok daha iyi hizmetler diyen bir Şükrü Sözen ve kadro var karşınızda. Bugüne kadar yaptıklarımız Manavgat için yeterli değil, bu kentte yaşayan insanlar çok daha özel ve güzel projeleri hak ediyor diyip, onunla ilgili hazırlığını gelecek 25 yıl için yapan bir Şükrü Sözen var. Gündeme koyduğumuz projelerin her birisi, bizim hayallerimizden çıkan projeler. Manavgat’ı 25 yıl rahatlatacak projeler, Manavgat’ı bırakın Türkiye’yi, dünyanın en çağdaş kentlerinden biri haline getirecek ve özel bir şehre dönüştürecek projelerdir, o projeler. Bizler yüreğimizden çıkanları ortaya koyuyoruz, yüreğimizden geldiği gibi kendimizi ifade ediyoruz. Birilerinin hazırladığı, hiç görmediğimiz projeleri, önümüze koydukları camlardan, ekranlardan okumaya çalışmıyoruz. Sizin huzurunuzda olmamızın nedeni bunlar”

 

EL BİRLİĞİYLE MANAVGAT’I GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ

“Oymapınar Manavgat’ın geleceğidir. Oymapınar daha önce anlattığım şekilde planlandığı, yatırım bölgesine dönüştürüldüğü takdirde, alternatif turizm anlamında, sürdürülebilir turizm anlamında Manavgat’ın geleceği diyoruz. Ulualan Mevki ranta kurban edilmediği sürece bu halkın kabulleneceği şekilde planlanırsa, Manavgat’ımızın ve çocuklarımızın geleceği olacak, 12 ay sürdürülebilir turizmin merkezi olacak diyoruz. Organize Sanayi Bölgesi Manavgat ailesi olarak el birliği ile kurgulandığı takdirde, siyaset ön plana çıkartılmadan, Manavgat’ın bütün dinamikleri beraber çalıştırıldığı takdirde, Manavgat’ın alternatif gelir kaynağı olacak ve Manavgat’ı 12 ay ayakta tutacak bir merkez olacak diyoruz. Manavgat’ın yaşanabilir bir kent olması adına dünyanın göz bebeği olan Side ile ilgili çıktığımız o güzel yolu, neticeye götürmemiz gerekir diyoruz. İnsanların keyifle yaşadığı bir Manavgat hayal ediyorsak, sizlere daha önce anlattığım Trafik Master Planı’nı, el birliği ile siyaset ötesi hayata geçirmemiz gerekir. Biz toplumun önüne geçip de ne söyleyeceğini unutanlardan değiliz. Biz toplum için her türlü onurlu duruşu göstermek için mücadele edenlerdeniz. Bu toplum için nasıl bedel ödenecekse, her türlüsünü ödemeye hazır olduğumuzu ifade edenlerdeniz. O güzel merkezleri hayata geçirdiğimizde, Türkiye’nin hatta dünyanın en güzel kentini inşa edebiliriz diyoruz.”

 

ÖZ’E “BİRLİKTE HAREKET EDELİM” DEDİM

Başkan Sözen, Cumhur İttifakı Manavgat Belediye Başkan adayı Hasan Öz’ün, “Bize gelmediler” şeklinde konuşmasına karşılık, ekrandan Hasan Öz ile Manavgat için yaptığı konuşmanın görüntülerini gösterdi. Sözen, Hasan Öz ile yaptığı konuşmasında, “Manavgat’ın çıkarları için birlikte hareket etmeleri gerektiğini, çok siyasi hareket etmediğimiz takdirde yeni bir süreci başlatabileceğimizi, makamınızda ziyaret ederek söylemeye çalıştım” sözlerini Kızılot’ta gündeme görüntülü olarak getirdi.


 

BAKANLIKLAR KİMSEYE DEĞİL, HEPİMİZE AİTTİR

DOĞRU YOLDAYIZ Kİ, SİNİRLER BOZULMUŞ

Başkan Sözen, “Bakanlıklar bizim, taahhüt ettikleri projeleri nasıl yapacaklar?” şeklindeki açıklamalara karşılık da şunları söyledi:

“Bunu biraz sıcak düşündüğünüz zaman, inceliğine yorumladığınız zaman, bizim nasıl görev yapmaya çalıştığımızı, bizim bu süreçlerde nasıl bir mücadele içinde olduğumuzu çok rahat anlayabilirsiniz. Bakanlıklar hepimizin, hiç kimseye ait değildir. Yasal boyutta bakanlıklara götürdüğümüz her türlü işe yasal boyutta cevap almamız bizim en doğal hakkımız. Yöneticilik, idarecilik ılımlı bir dil kullanmanızı gerektirir. Hele ve hele temsil ettiğiniz makam yükseldikçe çok daha kontrollü, çok daha ağzından çıkanı 3-5 kere düşünüp bir kerede ifade etmek zorundasınız. Bu toplum huzur istiyor, bu toplum gerginlikten bıkmış, yılmış. Bu toplum birçok ihtilal görmüş, kalkışma görmüş, çatışmalardan bıkmış. Kardeşçe yaşamayı özlemişiz. Bugün yaşadığımız şeyleri gördükçe doğru yolda olduğumuzu anlıyorum. Doğru yoldayız ki, bu kadar sinirler bozulmuş. Yerel ölçeğe geldiğimiz zaman da doğru şeyler söylediğimizin de emarelerini görmeye başladık. Genç kardeşimiz diyor ya ‘Ben Manavgat’ın yüzünü güldüreceğim, Manavgat’ın tarımı benimle gülecek, turizmi benimle gülecek, esnafı benimle gülecek, emeklisi, çocukları benimle gülecek’ diyor. Ben de ne demiştim, ‘Bu toplumun yüzünü güldürmek istiyorsan, kendini yerel ölçekte biraz yetiştirmen lazım.’ Bunu bir dönem çok dikkate almadı ama sonradan dikkate aldığını gözlemliyorum. Bizim yapmış olduğumuz meydanımızda proje tanıtım toplantısı yapması, her türlü aktiviteyi yapacağız diyerek, hayata geçirdikleri o Türkbeleni’nde yapmak yerine Cumhuriyet Meydanı’nda yapmaları beni son derece mutlu etti, gurur duydum bundan. Daha önce de milletvekili aday tanıtım toplantısını da Atatürk Kültür Merkezi’nde yapmışlardı. Bizler ev sahibi olmaktan mutluluk, gurur duyuyoruz. Yaptığımız projelerin doğru olduğunun bunlar birer teyididir.”

 



Bu haber 1279 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Siyaset Haberleri

Henüz anket oluşturulmamış.
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI