Yazarın Tüm Yazıları

  1. Türkçe Olimpiyatları ve “dabülü”

    10 Temmuz 2011 by Okur Temsilcisi

     ”Dabülü” nedir?

    Aslında “Dabülü”, tüm özelliklerini kaybetmekte olan bir ulusun, çağdaşlaşmak adına herşeyini (namusunu, malını, ülkesini) yitirme yolunda, “The Marmara” ile başladığı yolda, basın ve yayın yardımıyla ulaştığı önemli bir basamağın simgesidir.
    Komik degil , ağlanması gereken bir durumdur.
    Olay aslında basit bir Adres kodlamadan kaynaklanır. Antalyadan bir gönderici telefonla adres sorar. Santral “Hürriyet Medya Towers” şeklinde yanıtlar. Towers’i anlayamayan okuyucuya santral görevlisi yazması için kodlar ve mektup zarfı postaneye bu şekilde gelir.
    TOWERS >Trabzon. Ordu. dabulu. Edirne. Rize. Sivas

    Oh ne güzel! Türk’e ihanet Türkçe’ye hizmet

    Bir milletin kendisine, tarihine ve geleceğine ihanet edenler o milletin diline asla hizmet edemezler. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  2. Cehaletin Adı: Recep, Tayyip, Erdoğan

    by Okur Temsilcisi

    Van’da üçüz bebeklere Recep, Tayyip ve Erdoğan ismi verildi. 62 yaşındaki Baba Abdulhamit G.,”Rahmetli olan ilk eşinden 7, ikinci eşinden de 4 çocuk sahibiyken yeni gelen üçüzlerin bakımının zor olduğunu, kendisinin işsiz olması nedeniyle evin geçimini 23 yaşındaki oğlunun sağladığını” belirtti. Hedef 2023; sömürülmek için geri bıraktırılmış küresel denge politikaları.

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  3. Alevilik Tarihine Yakından Bakış

    27 Haziran 2011 by Okur Temsilcisi

    Yazar : Binali EFE | Antalya Körfez Gazetesi

      Alevi kavramı
      Günümüzde kullandığımız  “Alevilik” kavramı ilk defa 19 yy sonlarına doğru kullanılmaya başlandı. Bu kavramdan önce tüm Alevileri içine alan bir tanımlama yoktu. Bunun öncesinde Aleviler Bahtiniler, Haydariler, Kızılbaşlar, tahtacılar, Sıraçlar, Bektaşiler gibi bir etnik veya tarikat kimliği ile anılırlardı.
      Alevilik nedir?
      Tabiri caiz ise, Alevilik adeta muz gibi tadı yiyene göre değişir bir kavram oldu. Bu teşbihe bilim insanları, Sünniler, ilericiler ve Alevlilerin kendileri de dâhil. Herkesin kendisine göre bir Alevilik tanımlaması  olması bir taraftan rahatsızlık verse de, öbür taraftan bunun normal olduğunu düşünmemiz gerekir. Tarihinde hiç örgütlenme olanağı bulamamış ve adeta yasak bir din gibi kendisini koruma güdüsüyle gizlemek konumunda kalmış Alevilik. İnancını bile doğru dürüst yazılı hale getirememiş, sadece sosyal ilişkilere ve sözlü  tarih aktarımına kodlayarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Bu başarı hiç de azımsanacak, küçümsenecek bir durum değildir. Tam tersine övünülmesi gereken bir büyük başarıdır. Cem, Dedelik, Müsahiblik ve bir çok diğer alevi kurumları sayesinde Alevilik günümüze kadar gelmeyi başardığını hiçbir zaman unutmamak gerekir.  (daha fazla…)
    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  4. Yanlış Haber Üzerine Eleştiriler !

    26 Haziran 2011 by Okur Temsilcisi

    Ben de ettiğim hakaretten ötürü öncelikle özür dileklerimi iletmek isterim.
    Yalnız şunu da belirtmek istiyorum, Abdi Bey’i bende tanımam etmem fakat insanların inançlarını, bağlı oldukları, sevdikleri, hürmet gösterdikleri şeyler hakkında önyargılı ve insanları fitneye sürükleyecek biçimde yazdığı yazılar sayesinde dostluk kazanacağını sanmıyorum, aksine daha da düşman besletir kendine.
    Bu ancak fitneye ve usulsüz tartışmalara, karşı taraf hakkında da olumsuz yaklaşımlara sebebiyet verir. ”Ben Müslümanlığı yaşıyor ve öğretiyorum” üslubundan ziyade ”Ben Müslümanlığı bilmiyorum fakat bilmeden insanların saygı gösterdiklerine ve kıymet biçtiklerine olumsuz bir tavır sergiliyorum, fakat bir medya yazarıyım ama objektif değilim ama bir yazar olarak objektif ve saygılı olmam gerek anlayışına ne oldu” demek istiyorum.

    Yazarın bu tür davranışı çoğu insanı hakarete ve olumsuz tepkilere sürüklemektedir.Bir bakıma işi alevlendirir.

    Bende kendisinden daha objektif, içinde fitne barındırmayan cümleler sarf etmesini dilerdim. Dediğiniz gibi Tuğra Derneği 2009′dan bu yana faaliyette, peki bu yazarımız 2011 yılına kadar hiç bir araştırma yapmamış ta bu denli olumsuz cümleler sarf edip de; Tuğra Derneği hakkında önyargılı olumsuz cümleler aktarmış. Yazar dediğimiz insan önce araştırır sonra aktarır, eksik ve ya yanlış bir şey var ise bunu yetkililerle görüşür eder, olumsuz bir cevap alırsa ondan sonra medyaya aktarır ki halk bilinçlensin.
    İnsanlar bir kere yanlışa iman edince emin olun ağzınızla bırak kuşu deve kuşu tutsanız da geri döndüremezsiniz.
    Bende kendinden tekzip yazısı bekliyorum.
    Hakkınızı Helal edin varsa da hakkım helal olsun.
    Teşekkür Ediyorum… M. A.

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  5. Kaymakam Türkoğlu, Niğde Vali Yardımcısı Oldu

    8 Haziran 2011 by Okur Temsilcisi

    Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, Niğde Vali Yardımcılığına geçici olarak atandı. Daha önce de Diyarbakır, Kırşehir ve Afyon Vali Yardımcısı olarak  görev yapan Türkoğlu Manavgat’a 7 Eylül 2009 da gelmişti.
    Kaymakam sıfatıyla  Seydişehir, Beypazarı,  Şalpazarı, Kadışehri,  Nusaybin Şehirlerinde ita amiri olan Sayın H.İbrahim Türkoğlu, Manavgat için pek çok girişimde bulundu. Kargıhan ve Seleukeia antik şehirlerinin tarihteki gibi hak ettiği yeri alması için yoğun çabalarda bulundu. Manavgat’ı Sosyal Hizmet kavramlarıyla tanıştırdı.  Manavgat Üniversitesi şehri olsun diye çalıştı, ancak yerel idareler anlamak istemedi.

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  6. Bakış açısı : Mehmet Ali Cengiz

    15 Ocak 2010 by Okur Temsilcisi

     

    MARKA OLALIM DERKEN 3 BİN YILLIK ÇOK DEĞERLİ BİR MARKAYI GÜNDEN GÜNE YOK EDİYORUZ. Değerli Dostlar;Yıllardır aynı şeyleri yazmak zorunda kalmak benim de canımı sıkıyor; ama konu o kadar önemli ki kendimi tekrar etme pahasına da olsa hepimizin gözbebeği Manavgat ve Ulualan Ovası’na bir kez daha dikkat çekmek istiyorum.

    Üzerinde yaşadığımız bu topraklar AntikPpamfilya Bölgesi’dir. Bu bölge tarihin bilinen ilk ve en önemli markalarından birisidir. Bu kadar değerli olmasaydı başta; Side, Seleukia, Ettenna, Aspendos, Selge ve Perge Şehirleri bu bölgeye kurulur muydu? Dünyayı kıskandıracak değerlere sahip tam 3000 yıllık bir markadır Pamfilya ve biz burada yaşıyoruz.Antik Çağ’ın Pamfilyası, yani bizim bölgemiz, Yaradanın eksiksiz yarattığı muhteşem bir coğrafya, deniz, kumsal, çamlık, gölün kucaklaştığı göz kamaştırıcı bir güzellik. (daha fazla…)

    无觅相关文章插件,快速提升流量

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites