Yazarın Tüm Yazıları

  1. VEFALI Korkuteli

    7 Mayıs 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Korkuteli Gündem Gazetesi yazarı Sn.Hasan Saraç 6 Eylül 2011 tarihli “Kırsal Kalkınma” başlıklı köşe yazısında görev olarak kabul edip akademik ve idari personel olarak görev yapan tüm arkadaşlarımızla birlikte ekip olarak yaptığımız mütevazi faaliyetleri dikkate alarak nezaket gösterip şahsımızı “…ilçeye büyük emeği geçmiş insanların başında gelenler.” arasında göstermiş ve “…zaman zaman yaptığı araştırmalar ve açıklamalarla başta Korkuteli olmak üzere Antalya ve ilçelerinin önemli problemlerine parmak basan Özçatalbaş…”

    diye yazısına devam etmiş… tabii övgü güzel ve zevkle okudum.

    Çalışma arkadaşlarımızla birlikte verdiğimiz hizmetin bu şekilde değerlendirilmesinden mutlu olmamak mümkün değildi ve bu köşede bir farklılık yapıp tüm okurlarımızla şahsımızı konu alan bu yazıyı aşağıda (ve linkini http://korkuteligundem.com/Kirsal-kalkinma.html ) paylaşmak istedim.

    Bizim için değerli ve en büyük ödül bu. Sayın Hasan Saraç’a Korkuteli ve Korkuteli’nin vefasını gösteren bu yazı için içten teşekkur ediyorum.
    SONSÖZ: VEFALI KORKUTELİ SEN HEP EN İYİ ŞEYLERE LAYIKSIN…

    Kırsal kalkınma

    Geçtiğimiz dönem Akdeniz Üniversitesi Korkuteli Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü görevinde bulunan ve bana göre ilçeye büyük emeği geçmiş insanların başında gelen Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, şimdilerde Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyeliği görevinde bulunmakta. Zaman zaman yaptığı araştırmalar ve açıklamalarla başta Korkuteli olmak üzere Antalya ve ilçelerinin önemli problemlerine parmak basan Özçatalbaş, son açıklamasında yine önemli bir konuyu gündeme getirdi. Korkuteli, Kaş, Elmalı, İbradı gibi önemli kırsal ilçelere sahip olan Antalya’nın, 2011 yılı Kırsal Kalkınma Hibe Programı (IPARD) içine alınmamasının çok büyük eksiklik olduğunu söyleyen, Özçatalbaş, bu konuda Antalya’nın vekillerine de önemli görevler düştüğünü ifade etti.
    Kırsal kalkınma hibe desteğinin 200 bin Euro olduğunu ifade eden Özçatalbaş, Antalya’nın başta Korkuteli olmak üzere Manavgat, Alanya, Kaş, Elmalı, Gazipaşa, İbradı, Akseki, Serik, Gündoğmuş ve Ormana beldesinde kırsal alan turizminin altyapı oluşturulması ve gelişmesi için çaba harcanması gerektiğini ifade etti. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  2. “24 Nisan=1 Nisan” Algısı üzerine

    25 Nisan 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Ne zamana kadar daha 24 Nisan 1 Nisan şakası gibi algılanmaya devam edecek !
    Çukurova Üniversitesinde başlayan öğrencilik ve meslek yaşamım 1980 ve 90’lı yıllarda geçti. 1915′ten 24 Nisan yıldönümlerine kadar uzanan süreç bir bakıma ulusal düzeyde daha günceldi ve uluslararası boyutu doğrudan Türk diplomatlarına yapılan saldırılarla öne çıkıyordu. O günlerde özellikle 1983 yılındaki Fransa’da Orly saldırısı nedeniyle konu hassastı, kamuoyu tepkiliydi, 1980 gençliği ise arayıştaydı. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  3. Anayasa Ne Kadar Gerekli

    22 Nisan 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Anayasalar, bir bakıma yönetenle yönetilen arasında yapılmış sözleşmedir. Ülke vatandaşı olmanın bireye sağladığı hak ve özgürlükler kadar; bireye yüklenen ödevleri ve sorumlulukları da tanımlayan bir metindir. Bazende İngiltere de de olduğu gibi metin bile değildir, yasalarla desteklenmiş sözlü bir mutakabattır, sözleşmedir. 11 Mart 2012 tarihinde Antalya’da düzenlenen Anayasa Platformu toplantısına katıldığımızda bu konuyla ilgili bir yazı yazmaya karar vermiştik. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  4. Dershaneler Kalkmalı mı?

    10 Mart 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Son günlerde eğitim sistemimiz çokça tartışılıyor ve kararlar oluşturulmaya devam ediyor.
    Hatta bugün yarın kesin kararlar oluşturulmuş olacak, 3×4 yada Almanya örneği olarak 4+6+2 vs. hız kesmeden hararetle konuşuluyor. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  5. Temel Gıda Beslenmesinde Sınıfta Kaldık

    24 Şubat 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Antalya Ticaret Borsasında, Süt Üretim ve Ürün Pazarlama Sektörü tartışıldı.
    Bazı ülkelere oranla bir yılda kişi başına süt tüketimi İrlanda 132 lt, Pakistan 110, İsveç 90, ABD 69, Türkiye 25 litredir.
    Türkiye süt ürünleri ihracatı = 169 milyon $ (Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Suriye, KKTC)
    Süt ürünleri ithalatı = 147 milyon $ (Hollanda, Yeni Zellanda, İrlanda, ABD,İsviçre, Ukrayna)

    Kaynak:TÜİK

    2007

    2008

    2009

    2010

     Ürün

     ihraç

     ithal

    ihraç

    ithal 

    ihraç

     ithal

    ihraç

     ithal

     Süt krema ve kaymaklar

     8557

     13821

     8695

     17971

     9990

     18853

     865

     13034

     Yoğurt/Ayran

     5752

     13

     6892

     26

     8526

     11

     11987

     43

     Tereyağ

    153

    5783

    139

    7197

    180

    13476

    212

    11742

     Peynir

    16751

    5345

    19316

    3343

    22902

    6149

    26158

    5200

     Dondurma

    5433

    1339

    8006

    1813

    9658

    1221

    10915

    1502

    (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  6. Turizm Başkenti Antalya, Alternatif Turizm Konusunu Tekrar Düşünmeli

    by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü | Eko Turizm Uzmanı Prof.Dr. Orhan Özçatalbaş:“Dünya turizminin güncel algısında farklı kültürel niteliğiyle sosyal yaşantısı zengin olan uğrak yerleri, konaklama ve sahil anlayışına dayalı işletmelerden daha ön plana çıkmaktadır”.

    Bu kapsamda Toroslar çok zengin kültürel zenginliğe sahip. Bu zenginlikler alternatif turizme kazandırılarak İbradı, Akseki ve Gündoğmuş ilçelerinde cazip alan oluşturulması gerekir. Böylece bu 3 ilçede göçün önüne de geçmiş oluruz. Yoğun göç veren Akseki, Gündoğmuş ve İbradı ilçelerinde kırsal turizmin yaygınlaştırılması gerekir.

    Köyden şehre göçün önüne geçmenin yolunun kırsal alanda alternatif turizmi geliştirmektir. Son yıllarda iş imkanlarının azalmasıyla Akseki, İbradı ve Gündoğmuş ilçelerinde turizmin aktif olduğu Antalya ve Alanya ve Manavgat’a yoğun göç verdiğinden, Gündoğmuş ve İbradı’da ilçe nüfusunun 2 bine kadar geriledi.

    İnsanlar doğdukları yerde mutlu ve huzurlu olursa göçün azalır; Akseki, Gündoğmuş ve İbradı’da ayrı ayrı projeler hazırlayarak eko, kültür, köy turu, çiftlik evi, yöresel el sanatlarını canlandırma, tarihi evlerin restorasyonu, şelaleler, doğal ve bitkisel güzelliklerin tanıtımı, Yörük yaşamı, mağaralar, yayla ve doğa sporları turizminin canlandırılmasının 3 ilçeden göçün önüne geçilebilir.
    Tarih Ormana evlerinin kültür turizmine açılmasıyla bölgenin ikinci Kastamonu ve Ankara Beypazarı olmalıdır. Almanya, İsviçre, Hollanda, Fransa ve İtalya’da kırsal alan turizmi çok tercih edilir.

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  7. Yerel Kültür Sanat Üzerine

    22 Şubat 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Prof.Dr.Orhan Özçatalbaş | Akdeniz Üniversitesi -Ziraat Fakültesi

    Geçmişle bağ kurmamızı sağlayan ve kolaylaştıran kültür değerlerimizin ürünleri olan yerel el sanatlarının yaşatılması bugün dünden çok daha önemli ise de, yarın ve gelecekte çok daha değerli olacak. Ancak ne yazık ki, toplumun tarihsel derinliğini ve niteliklerini yansıtan ve toplumu birleştiren bu ortak değerleri görmezden gelip üzerinde durmayınca, hızla elimizden ve yaşamımızdan kayıp gitmesine engel olamıyoruz. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  8. Özçatalbaş, Kaliteli Tarım Ürünü üretmek Kollektif üretimdedir.

    14 Şubat 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Antalya Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, Türk tarımının temellerinin 1931 yılında 1. Ziraat Kongresi’yle atıldığını söyledi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Side Sueno Hotel’de yaptığı

    Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Çalıştay’ında konuşma yapan Prof. Dr. Orhan Çatalbaş, Türkiye’nin tarım üzerine dünyanın en kapsamlı yayım ve danışmanlık arşivine sahip olduğunu kaydetti.

    Türkiye’de 1931 yılında yapılan 1. Ziraat Kongresi’yle 82 yıl önceden Türk tarımın yol haritasının çıkarıldığını belirten Özçatalbaş, geçen süre içinde ülkede 2012 yılında 4 köyden birinde tarım danışmanın bulunduğunu söyledi. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  9. Türkiye Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Çalıştayı Yapılıyor.

    12 Şubat 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleri, tarım sektörünün yeniden yapılandırılmasında, değişen şartlara uyum sağlanmasında ve kırsal kesimin kalkınması ve bilgi toplumuna dönüşüme katkı sağlamak için için 13 – 17 Şubat 2012 tarihleri arasında Side/Antalya SUENO HOTELS BEACH SIDE HOTEL’de Türkiye tarımsal yayım ve danışmanlık çalıştayı yapılacaktır. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  10. Antalya’da “Bir Dilim Ada’da bir dilim pasta yemek!”

    31 Ocak 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Kemer’den Antalya’ya dönüşte Antalya girişinde otomobil hareket halindeyken bile “bir dilim pasta” gibi küçük ve çekici bir adacık görürsünüz.
    Ben O’na, bilinen ve kullanılan adından ziyade; bir dilim pastaya benzediği için “Bir Dilim Ada” ve “Güzel Ada” diyorum…

    Oysaki yaygın kullanılan adı “Sıçan Adası”. Kavram kanıksandığında sorun yok gibi, ancak bir yabancıya bir misafire ilk söylendiğinde itici gelebiliyor, en azından çekici gelmediğini hissedebiliyorsunuz. Böyle olunca da adayı görmek ve ziyaret etmek isteği uyanmıyor.

    Doğrusu bu ya, oluştuğunu düşündüğüm bu izlenim nedeniyle yaygın olarak kullanılan o isimlendirme, itici geliyor bana… (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  11. Merdivensiz İlköğretim Okulu mu Olurmuş?

    16 Ocak 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    İlköğretim okullarının mimari projesini kimler çizer, kimler onaylar bilinmez! Projeler miniklere uygunmuş, güvenliymiş ergonomikmiş, değilmiş; yanlışmış doğruymuş kimin umurunda.
    Çünkü binaları yapan da projeyi çizen ve onaylayan da dünyayı tanımaz, bilmez, araştırmaz! Yada bunlara ilgi ve ihtiyaç duymaz… Her ne olursa olsun ortaya çıkan bu “kötü resmin“ önemli gerekçeleri ve aktörleri olmalıdır. Yoksa tual bozuktu, boya çürüktü, fırça eskiydi, hava kötüydü gibi gerekçeler kabul edilemez, dahası bunlar objektif gerekçeler olarak sıralanamaz! Kötü resmin sürekli tekrarlanması ile affedilemez…

    Özellilke kent ilköğretim okullarının çok büyük çoğunluğunda minik öğrenciler için aşılması gereken en önemli ve ilk engel yüksek merdivenli girişlerdir. Bu ise önemli sorunlara, yaralanmalara yol açmaktadır. Örneğin bir arkadaşımızın ilköğretim üçteki çocuğu kendi boyunun 2-3 kat yüksekliğindeki okula giriş merdivenlerinden ayağı kayarak düştü. Bir kaç gün raporlu ve daha pek çok örnek…
    Kim bilir kaç minik düşüp yaralanıyor, zarar görüyor hergün… Kaç tane minik beyin devasa yükseklikteki merdivenleri aşmak için ne zorluklar çekiyor. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  12. Uçakta Tivist yapmak mı, Yoksa Tivit atmak mı Makul ?

    7 Ocak 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Tivist dansı (twist dance) 1970′lerde yaşayanlar, yada 70′li yılların sinema filmlerini seyredenler bilirler. Twitter(tivitır) yada tweet(tivit)i ise bugün bilişimle bir şekilde ilgisi olan herkes özellikle gençler olmak üzere biliyor. Kelime anlamıyla “tweet” cıvıldamak yada şakımak anlamına geliyor.

    Yani bir bakıma peşpeşe yazmak, düşündüğünü anında iletmek gibi anlık veri aktarımı, bilgi paylaşımı yada anlık ileti gönderimi ve ileti paylaşımını ifade ediyor.

    Henüz oturmuş bir Türkçe karşılığı olmaması nedeniyle bu yazıda twitter ile tweet atma işlemini; yani etkileşimli anlık ileti paylaşımı işlemini “tileti” olarak adlandıracağız. 140 karakterlik bir iletiyi göndermeyi sağlayan bu mikroblog uygulama Feysbuk (Facebook) gibi sosyal bir iletişim ortamı. (Ayrıca bu arada güncel bir konuyu yazarken ve konuyu anlatırken Türkçe karşılık bulmak bakımından önemli bir güçlüğümüz olduğu kullanılan terimlere bakıldığında anlaşılıyor ve Türk Dil Kurumu’na Türkçe karşılık bulmak bakımından önemli görevler düşüyor.) (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  13. Akdeniz Üniversiteliler Geyik Bayırı Köyündeler

    6 Ocak 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesinin farklı bölümlerinden öğrencilerin aldığı, Köy Sosyolojisi ve Kırsal Kalkınma Dersi kapsamında Prof.Dr.Orhan Özçatalbaş sorumluluğunda Geyikbayırı Köyüne Teknik İnceleme Gezisi düzenlediler. Bu faaliyetteki amaç öğrencilerin; kendi çalışma alanlarındaki üretici işletmelerini tanımaları ve üretici sorunlarını yaşayarak öğrenmelerine ve üreticilerle iletişim kurmalarına olanak tanımaktır. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  14. Nasıl Geçti Habersiz Denilmeyecek Bir Yıl: 2011

    1 Ocak 2012 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    2011 yılının son günündeyiz, 2011 yılı da daha öncekiler gibi geçti. Geçtiğimiz yıl ‘2010 Üzerine Bir Değerlendirme!‘ başlıklı yazımla 2010 yılına veda etmiştim ve yılların akıp geçmesi doğal, ancak her geçen yılın içeriği önemli, onu anlamlı veya anlamsız kılan da bu. Bazen insan için koca bir yılı anlatan; bir görüntüdür, bir fotoğraftır. Bazen de gözümüzde canlanan bir öfke-sevinç-gülümseme-hüzün anıdır, diye başlamıştım 2010 yılının son yazısına… 2011 yılının son yazısı olan bu yazıda ise; geçen yılın son yazısında da olduğu gibi olup biteni gözden geçirmek için beşten fazla yerli ve yabancı e-medya grubunun sitesini veya haber portalını şöyle bir inceledim. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  15. BU KONUYA FRANSIZ KALMAK OLMAZ

    21 Aralık 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Fransız parlamentosu’nda Ermeni tarihi yeniden yazılırken tarihimizi karalama oylaması varmış, bana ne? Radyoyu televizyonu, interneti kapatır, gazete, dergi okumam olur biter! demek isterdim. Ama olmuyor… Aslında onlarca yıldan beri yani bugüne değin tam tersini yapıp maç sonucunu bekler gibi, senatolarda, parlementolarda yapılan oylamaları takip edip durduk. Bu durumun bir sağlıklılık belirtisi olmadığı açık.

    Aynı basketbol maçında bir sayı önde iken, hakemin de yardımıyla maçın son 20 salisesinde serbest atış yüzdesi çok yüksek olan rakibe iki sayılık serbest atış hakkı(hediyesi) verilmesi gibi bir şey bu. Bunu kabul etmek zor… Dahası artık büyük çoğunluğun da kabul edemediği gibi ben de kabul edemiyorum.

    Yıllardan beri son saniyede inisiyatifi karşı tarafa kaptırmış bir takımın eli kolu bağlanmış bir taraftarı psikolojisiyle; çaresiz tezahürata devam ediyor ve ritmi yükselmiş kalp atışlarımızın sesini kendimizden başka kimse duymuyor. Bu ruh haliyle kaç kez imza kampanyalarına katıldık, başkanlara, cumhurbaşkanlarına, dışişleri bakanlarına, Birleşmiş Milletlere protesto mektupları gönderdik, durduk. Hatta bu konuda internetin yaygın olmadığı dönemlerde yani 1990′larda yine dönemin Fransız cumhurbaşkanına ve diğer ilgililere postayla mesajlar göndermiştik.Yine Akdeniz Üniversitesi senatosu üyesi olarak görev yaptığımız dönemlerde de benzer içerikli metinlere imza koymuştuk.
    Pekala ne oldu? Ne umduk, ne bulduk? Onlarca yıldan beri milletten yetki alanlar işin gereğini yerine getirmeye çalışsalar da, ne yazık ki sonuç alamadılar, yani sonuç alamadık.
    (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  16. Manavgat Üniversitesi Yolda

    12 Aralık 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Geçtiğimiz ay Manavgat yerel basınında Manavgat Kaymakami Sayın İbrahim Türkoğlu önderliğinde başlatılan Manavgat Üniversitesi Kampüsü girişimi haberi yer alıyordu ve bu etkinliğin kentte bir heyacan dalgası yaratmış olduğu izlenimi basın tarafından yansıtılıyordu.

    Özellikle 1.5 milyon öğrencisi ile dünyanın en fazla öğrencisine sahip ilk üç üniversitesinden biri olan Anadolu Üniversitesi’nin İkinci Kampüsünü Manavgat’a kurma kararının öne çıkarıldığı haberlerde; Manavgat’ta ilk yüksekokulu kuran ve üniversiter öğretimi başlatan Akdeniz Üniversitesinden söz edilmiyordu. Oysaki esas önemli olan gelecekte ortaya çıkması öngörülen “Manavgat Üniversitesi” olmalıydı. Bunu sağlamak içinse Anadolu Üniversitesi’nin desteği kadar Akdeniz Üniversitesi’nin desteği de önemliydi. Dünden bugüne bu alanda yapılan önemli ve dikkate değer girişimler bu iki saygın devlet üniversitesinin desteğiyle gerçekleştiriliyordu.

    (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  17. İlköğretim, İlk Basamaktan Yukarı Çıkamıyor

    10 Aralık 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    İlköğretim okullarının mimari projesini kimler çizer, kimler onaylar bilinmez. Çünkü yapan da çizen de dünyayı tanımaz, araştırmaz.
    Bir arkadaşımızın ilköğretim 3teki çocuğu kendi boyunun 2-3 kat yüksekliğindeki okula giriş merdiveninden düştü.
    Kim bilir kaç minik düşüp yaralanıyor, zarar görüyor… Kim sorumlu mermerden merdiven yapan mı, merdiven yapıp onaylayan mı,
    Milli Eğitim 2012 bütçemiz 39,2 milyar TL, okul yapımında ilköğretime MERDIVENSIZ OKUL kampanyası Öneriyorum..
    Gelişmiş ülkelerde merdivenli ilköğretim okulu görmedim, bizde ise merdivensiz okul görmedim. Bu bir tezat.. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  18. Kabına Sığmayan Kent Manavgat

    5 Aralık 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Manavgat ikiyüzbine yaklaşan toplam nüfusu ve yaklaşık ikibin üçyüz kilometre karelik yüzölçümüyle Antalya`nin en büyük, Türkiye`nin ise en önemli ilcelerinden biri.
    Son günlerde yerel basında Manavgat`ın potansiyelini tam olarak kullanamadığına yönelik serzenişler var.

    Gazeteci Sayın Abdi IŞIK,
    bir Manavgatsever olarak :
     Manavgat Kendi potansiyelini daha keşfedemedi. Meydanlarda Kent Planı bile yok. Hoş meydanı da yok ya…` diye konuyu özetliyor.

    Doğrusu katılmamak mümkün değil. Çünkü Manavgat’ın kullanılan potansiyeli, kullanılabilecek potansiyelin belki de onda biri. (daha fazla…)

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  19. Manavgat Kendi Potansiyelini daha keşfedemedi

    4 Aralık 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Manavgat tek başına Avrupadaki pek çok küçük ulkenin potansiyeline sahip. Monaco-San Marino`nun Manavgat yanında ismi bile edilemez. Hem tarımsal, hem turizm etkinlikleri, yaylaları, tarihi varlıklarıyla, selalesiyle olağanüstü bir potansiyele sahip.  Ne zaman bu güzel kenti ziyaret etsem, her metrekaresi ayrı değerlendirilebilecek bir yerleşim alanı olarak görürüm. Bu yönüyle bile esasen Manavgat il olmayı hak ediyor

    Bu süreçte doğaya, toprağa ve insana saygılı bir anlayışla kentin geliştirilmesi uzerinde durulması önemli, bu kapsamda kaynakların sürdürülebilir kullanımı gözardı edilemeyecek bir yaklaşımı ifade ediyor..

    Nedense ülkemizde mevcut kent merkezleri üzerine odaklanıp, hep içten dışa gelişim öngörüluyor. Oysaki alternatif kent merkezi belirlenebilir ve en az mevcut merkeze 5km uzaklıkta olacak sekilde planlanabilir. Daha sonra raylı sistemlerle merkezler kolaylıkla birleştirilebilir. Tabiki konu pek çok yönüyle tartışılmalı… Halen Kentin stratejik gelişme planı yapılmış olmalı, bu konulara mutlaka yer verilmiş olmalı. Bugünü değil gelecek 10 değil 50-100 yılı düşünmek gerekiyor. Oncelikle burada değerli Manavgatlılara ve Manavgat’a gönül veren sevenlerine büyük sorumluluk düşüyor… Saygılar..

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites

  20. Başkan Akaydın, Otokros heyecanına ortak oldu

    14 Kasım 2011 by Prof.Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Türkiye Otokros Şampiyonası’nın Varyant gösterisinde co-pilot oldu. Türkiye Otokros Şampiyonası’nın 5’inci ayağı, Antalya Motorsporları Kulübü organizasyonunda Antalya’da yapıldı. Şampiyona öncesi Konyaaltı Beach Park girişinden Varyant’ın başına kadar gösteri düzenlendi. Gösteriyi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın da izledi. Bir yarışmacının gösteri startını veren Başkan Akaydın, Avrupa Ralli Şampiyonu Luca Rosetti’nin otomobiline binerek co-pilot görevini üstlendi. Başkan Akaydın, gösterinin ardından yaptığı açıklamada, çok heyecanlandığını söyledi. (daha fazla…)

    无觅相关文章插件,快速提升流量

    • Facebook
    • Twitter
    • Print
    • Meneame
    • StumbleUpon
    • Tumblr
    • Digg
    • Add to favorites